...

19.1.2017
2650

Nasıl Müfredat? / Önder Uçak

Eğitim öğretim faaliyetlerinin ana çerçevesini ve sınırlarını oluşturan öğretim programlarına dair eleştiriler sıklıkla gündeme gelmektedir. Bunun nedeni de vatandaşların fark gözetilmeden eşit tutulduğu, insanlar arasında ayırımcılık yapılmayan, devletin yurttaşlara karşı sorumlu ve duyarlı olduğu adil bir devlet modeli yapılandırma umudunun olmasıdır. Bunun olumlu yansımalarının görüleceği alanların başında da eğitim sistemi gelmektedir. Eğitimde, milletin bağlı olduğu inançları dışlamayan,  gelenek ve milletle barışık olan reform ve değişimlere şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır.

Teknoloji ve ekonomi alanında güçlü ve ilerde olmak tek başına yetmez. Bunlar elbette olmalıdır. Bunların yanında ülke halkının adaleti iyilik ve merhamet yönünden standartlarının yükselmesi gerekir. Bunun içinde yeni ve doğru bir müfredat kesinlikle şarttır. Erdem ve ahlak yönünden desteklenmeyen, eksik kalan bir müfredat ve bilgi fayda yerine zararlı olacaktır.

Durumu net olarak anlayabilmek için tarihsel sürece göz atmakta fayda vardır. 19. Ve 20. yüz yıllar genel olarak ideolojik özelliklerin baskın olduğu bir dönemdir. İdeoloji sözlük anlamıyla ‘'Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dini, moral, estetik düşünceler bütünüdür.''  Bir ideolojiye inanan insanlar onu bireylere ve topluma yayma ve kabul ettirme için her şeyi yaparlar. Çünkü kendi ideolojilerini tek alternatif görürler. Bu görüşleri topluma yaymak için en iyi yol da eğitim kurumlarıdır.  

Modern Türkiye'nin kurulma sürecinde de eğitim kurumları modern bir toplumu inşa etmenin temel aracı olmuşlardır. Bu dönem anlayışında geçmişin gelenekçi bağlarından sıyrılmak ve toplumun içinden geçmişin tüm izlerini temizlemek gerektiğine inanılmıştır. Cumhuriyet elitleri dini bağların güçlü olduğu ümmetçi bir toplumdan seküler bir Türk ulusu inşa etmeyi amaçlamışlardır. Akıl ve bilimi kutsallaştırıp dini aşağılayan pozitivist anlayış ile insan yetiştirmeyi kendilerine hedef olarak tanımlamışlardır. Bu proje de Kemalizm olarak isimlendirilmiştir.

Türkiye'nin de imzalamış olduğu uluslararası sözleşmelere göre çocuğun eğitim ve öğretiminden birinci derecede anne ve baba sorumluyken, eğitim ve öğretime ilişkin düzenlemeleri yapmak devletin görevidir. Devlet bu görevini yürütürken anne ve babaların dini ve felsefi inançlarına saygı göstermek zorundadır.

Türkiye'de başta anayasa olmak üzere eğitimle ilgili yasal çerçeve, eğitimin içeriğini, yapısını ve gerçekleştirme biçimini doğrudan belli bir ideolojik amacı gerçekleştirme olarak tanımlamıştır. Anayasa'daki bütün hükümler, eğitimle ilgili bütün yasa ve yönetmelikler, eğitimin Atatürk ilke ve inkılaplarının ötesinde farklı değerlerle eğitim yapamayacağını belirtmiştir. Türkiye'deki tek tipçi ve dolayısıyla farklılıklara izin vermeyen eğitim sisteminin zemini budur.

Son yıllarda eğitim sistemiyle ilgili olumlu adımlar atılsa da, tek tipçi vesayetçi, askeri müdahale döneminin insan anlayışını sürdürmeye dayalı bir anlayışın baskısı, eğitim sisteminde hakimiyetini sürdürmektedir. Türkiye'nin insan haklarına duyarlı ve muhtelif toplumsal kesimleri dışlamayan bir şekilde yeniden kurgulanmasına  ve güncellenmesine ihtiyaç vardır.

Şu andaki müfredat ve düşünme şekliyle Türkiye'nin eğitimde mesafe alması mümkün değildir. İç barışı ve huzuru sağlamanın, istihdamla beraber ekonomik ihtiyaçları karşılamanın yolu iyi bir eğitim sistemine en kısa sürede kavuşmaktan geçmektedir.

Bu bağlamda devlet yerine insanı merkeze alan, ideolojik aktarma ve yayma aracı olmayan bir müfredata şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır. Öyle bir müfredat ki; zamanın ruhuna uygun, hayatla bağlantısı olan, milletin değerlerine saygı duyan, öğrencilerin bireysel özelliklerine saygı duyarak onları kalıplara koymaya çalışmayan, tek tipçi olmayan, bireyleri kendi yetenekleri ve yeterlilikleri doğrultusunda geliştiren; ayrımcı, dışlayıcı, sabit fikirli değil, evrenselliğiyle yerel dinamikleri sentezleyebilen, farklılıkları zenginlik olarak gören, ahlaklı, erdemli, temiz karakterli, temiz yürekli, dürüst bir nesil yetiştiren bir müfredat olsun.  Analitik düşünen, sorgulayıcı ve eleştirel bakabilen aydınlık insanlar yetiştirsin.

 

ÖNDER UÇAK

Memur-Sen Muğla İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı    

 


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.